“Gerçeği bir kez gören insan, artık ona benzeyen gölgelerle yetinemez.”
İnsanları çoğu zaman söyledikleriyle tanıdığımızı zannederiz. Güzel konuşanlara inanır, yanımızda görünenlere dost der, yüzümüze gülenleri samimi kabul ederiz.
Oysa hayat, insanları sözleriyle değil; çıkarları sona erdiğinde, ellerine güç geçtiğinde ve kendilerine ihtiyaç duyulduğunda tanıtır.
Zaman içerisinde dost görünenlerin menfaatleri bitince nasıl uzaklaştıklarını, vefadan söz edenlerin ilk fırsatta geçmişi nasıl unuttuklarını görürüz. Zor günlerde sessiz kalanların, işler düzeldiğinde yeniden ortaya çıkmalarına da şahit oluruz.
İnsanları değiştiren de bu fark edişlerdir.
Gerçeği gördükten sonra aynı sözlere eskisi gibi inanamayız. Aynı gülüşler bize eskisi kadar samimi gelmez. Kalabalıkların içinde bulunuruz fakat artık herkesi kendimize yakın saymayız.
Bu, insanlardan uzaklaşmak ya da onlardan nefret etmek değildir. İnsanları oldukları gibi görmeye başlamaktır.
Gerçek her zaman huzur vermez. Bazen insanları yalnız bırakır, bazen çevrelerini daraltır. Çünkü bazı ilişkilerin sevgiyle değil, ihtiyaçla kurulduğu anlaşılır. Biz kişilere değer verdiğimizi düşünürken onların çevremize, imkânlarımıza veya işlerine yarayan taraflarımıza değer verdiklerini fark ederiz.
Huzurlu bir yanılsama daha kolaydır. Görmediğimizi düşünür, anlamadığımızı söyleriz. Herkesi dost, her sözü samimi kabul ederiz. Böyle yaşamak bir süre rahatlık sağlayabilir.
Fakat insanlar bir kez uyandıklarında yeniden aynı uykuya dönemezler.
Gerçek, can acıtsa ve çevreleri daraltsa bile sahte bir kalabalıktan daha değerlidir. Çünkü insanları güçlü kılan çevrelerinin kalabalık olması değil, yanlarında bulunanların gerçek olmasıdır.
Mağaradan çıkmak zordur. Daha zor olan ise ışığı gördükten sonra eski karanlığa kendi isteğimizle dönmektir.
İnsanları söyledikleri sözlere göre değil, zor zamanlarda aldıkları tavırlara göre değerlendirmek gerekir. Çünkü söz herkesin dilinde bulunur; karakter ise zamanı geldiğinde ortaya çıkar.
Gerçeğin bedeli bazen yalnızlıktır.
Fakat insanların kendilerini kandırarak yaşamasından daha ağır bir yalnızlık yoktur.
Dipnot: “Hayatınızın en pahalı dersini, hayatınıza giren en ucuz insandan alırsınız.”

